NLP

NLP'YE HOŞGELDİNİZ
Nlp'yi Bir çoğunuz kitaplarda okudu, bir kısmınız yakınlarından dinledi, şimdi ise yaşama zamanı geldi..

Nlp Tarihçe
Nöro Linguistik Programlama (Beynimizi Doğru ve Etkin Kullanma sanatı)

Zaman Yönetimi
"Her şeyi en kısa zamanda en az çaba harcayarak halletmeye çalışmak, yaptığımız işten düşünme olayım tamamen çıkararak bu işi sadece bir dizi mekanik harekete dönüştürür.

Anket

Günde kaç sayfa Kitap okuyorsunuz?
 
BİREBİR EĞİTİM& DANIŞMANLIK
BİREBİR EĞİTİM& DANIŞMANLIĞIN  KURUCUSU   HALİT BAĞIRICI   eğitimci gözüyle koçluk sistemini değerlendirdi

Eğitimci olarak koçluk sisteminin kişilere ve kurumlara neler kattığından bahseder misiniz?

Koçluk kavramıyla temel olarak bir kişinin kendini geliştirmesini ve sahip olduğu bilgi, beceri ve yetenekleri uygulamasını destekleyen bir süreçten bahsediyoruz.  Koçluk sisteminin bir kurum içinde yerleşmesi bu doğrultuda sürekli öğrenme ve gelişme ortamını yaratmada büyük rol oynuyor. Bir eğitimci olarak, yürütülen eğitimlerin faydasına gönülden inanıyorum; ancak salt eğitimlerin bu gelişim sürecinde yeterli olduğunu ve olacağını düşünmüyorum.

Unutmayalım ki, kurum içinde yöneticilerin önemli bir rolü çalışanların bilgi ve becerilerini geliştirmelerini, artırmalarını sağlamak, bu süreçte kendilerine destek sağlayıp, onları bir ilerideki konumlarına hazırlamaktır. Kurumsallaşmış bir koçluk sistemi bu faaliyetlerin daha sistematik olarak yürütülmesini sağlıyor, kurum içinde öğrenmeyi ve gelişimi sürekli kılıyor. Çalışanlar birey olarak bu destek mekanizması aracılığıyla yetkinliklerini artırırken, kurumlar çalışanlarının artan performanslarından, motivasyonlarından, birbirleriyle uyum içinde çalışan ekiplerin sinerjisinden iş sonuçları aracılığıyla büyük fayda sağlıyorlar.  

Koçluk sistemi olan ve olmayan şirketler arasında gözle görülür farklar var mıdır? Varsa, bu farklar nelerdir?

Koçluk sistemi olan şirketler biraz önce de değindiğim gibi sürekli öğrenmeyi, gelişmeyi desteklerken, bir yandan da çalışanlarının mevcut performanslarını artırıp onları ilerideki pozisyonlarına da daha etkin bir şekilde hazırlayabiliyorlar. Koçluk sistemi olmayan şirketlerde de gelişim odaklı alternatif yöntemler uygulanması söz konusu. Bu yöntemler de doğru uygulandığında hedeflere ulaşılmasını sağlıyor.

Koçluğun belki burada süreci etkin kılma ve sonuçlara ulaşmada kolaylaştırıcı etkisinin altı çizilebilir.  

Önemli bir nokta da, bir kurumda koçluk sisteminin bulunmasının bu sürecin etkin olarak yürütüldüğü anlamına gelmediğinin farkında olmaktır. Koçluk sisteminin nasıl yürütüldüğü, verimli işleyip işlemediği kritik unsurlar arasında yer alıyor. Bu anlamda, sadece koçluk sisteminin olup olmadığına ve arasındaki farklara bakmak yerine, belki de sistemin doğru işleyip işlemediğine bakmak büyük önem teşkil ediyor.  

Şirketler, çalışanlarına koçluk eğitimcisi seçerken nelere dikkat etmeliler?

Şirketler, koçluk sistemiyle ilgili çalışmalar yaparken doğal olarak “koçluk” ile ilgili eğitimlere ihtiyaç duyuyorlar. Yürütülen eğitimlerde eğitimci olarak görev alacak kişinin kim olacağı, hangi özellikleri taşıması gerektiği kritik seçenekler. Öncelikle, eğitim verecek kişinin, olmazsa olmaz temel eğitimci yetkinliklerine sahip olması gerekiyor. Başka bir deyişle, bir ‘koç’ olarak tecrübe sahibi olması eğitimci olması için yeterli anlamına gelmiyor.

Tabii ki temel eğitimci yetkinliklerinin ardından koçluk alanında deneyim sahibi olması ve koçluk sürecinde gerekli olan temel becerilerde yetkin olması büyük önem taşıyor. Ayrıca eğitimcinin koç adaylarına vereceği örnekler ve eğitim sırasında gerçekleştireceği uygulamalar aracılığıyla bir çeşit rol model oluşturması ve katılımcılara koç olma yolunda kendilerini destekleyip, geliştirecek geri bildirimler vermesi de programın etkinliği açısından eğitimcinin sahip olması gereken beceriler arasında yer alıyor.

Şirketler, koçluk eğitimi alması gereken çalışanlarını nasıl belirlemektedirler? Koçluk eğitimi alacak çalışanlar hangi kriterlere göre seçilmelidir?

BİREBİR EĞİTİM DANIŞMANLIK olarak yürüttüğümüz koçluk eğitim projelerinde, hem koç olarak görev alacak hem de belirlenen koç/koçlardan koçluk alacak kişilere yönelik eğitimler yürütüyoruz. Bu uygulama, koçluk sürecinde yer alacak her iki tarafın da bilgilenmesini, kendilerinden beklenenlerin netleşmesini ve hedeflenen yetkinliklerin geliştirilmesini sağlıyor.

Özellikle eğitimlere katılacak koç adaylarının seçiminde ise isteklilik, iletişime açıklık, gelişim odaklılık gibi kriterler ön plana çıkıyor. Koçluğu ağırlıklı olarak insan odaklı bir süreç olarak tanımladığımızda Duygusal Zeka özellikleri de (öz farkındalık, empati, kendini yönetme, v.b.) seçim açısından dikkate alınmasını önerdiğimiz kriterler arasında yer alıyor.

Bir koçun şirket çalışanı olması mı, yoksa şirket dışı bir kişi olması mı daha etkindir?

Bir koçun şirket çalışanı ya da şirket dışından bir kişi olmasının etkin olduğu farklı durumlar bulunuyor; kurumlarda da bu doğrultuda her iki uygulamaya da sıklıkla rastlıyoruz. Örneğin, üst düzey yönetici konumundaki kişiler ağırlıklı olarak şirket dışı danışmanlardan koçluk almaya yöneliyorlar. Bu tercih kendilerine hem dışarıdan ve daha nötr bir yaklaşım almalarını sağlarken, hem de kendilerini daha iyi ifade etmelerine ve kendilerini açmalarına olanak veriyor. Öte yandan, bir koçun şirket çalışanı olması ise sürecinin devamlılığını destekliyor (çoğu kez kurum içinden koçlara ihtiyaç durumunda çok daha rahat ulaşılabiliyor).

Ayrıca koçun şirketle, faaliyet alanıyla ve dinamikleriyle ilgili bilgi ve tecrübeleri de koçluk sürecinin etkinliğine büyük katkıda bulunuyor.

Birçok sektöründe, özellikle satış temsilcilerinin yetişmesi sürecinde koçluğun çok etkin olarak kullanıldığını ve özellikle de şirket çalışanlarını, daha da spesifik olarak çalışanların direkt bağlı çalıştıkları yöneticilerinin bu konum için tercih edildiğini görüyoruz.

Bir yönetici ve bir koçu birbirinden ayıran özellikler nelerdir? Bir yöneticinin koçluk vasıflarına sahip olması için kendini hangi konularda geliştirmesi gerekir?

Yönetici ve koç arasında en belirgin ve önemli farklardan biri belki de yöneticinin değerlendirici rolüdür diyebiliriz. Çalışanlarının performanslarını değerlendirmekten sorumlu olan yöneticilerde bu yönelim doğal olarak pek çok durumda ön plana çıkıyor ve ağırlık kazanıyor. Bazı durumlarda yargılayıcı boyutlara ulaşması da söz konusu olabiliyor.

Oysa koçlukta etkili olan boyutun çalışanı değerlendirmek, kendisine geri bildirim vermek ve öneriler getirmek yerine, koçluk alan kişinin gelişim odaklı olarak kendi özelliklerini, hedeflerini, beklentilerini ve içinde bulunduğu durumu değerlendirebileceği bir ortam yaratmak olduğunu görüyoruz. Bu süreçte yöneticiler açısından gözlemlemek, aktif dinlemek ve doğru soruları sorarak bu ortamı desteklemek geliştirilmesi gereken beceriler arasında yer alıyor.

Çalışanın kendi doğrularını bulabildiği, çözümler üretebildiği ve bu doğrultuda çözümleri sahiplenip, motive oldukları bir ortam yaratan yöneticiler, alışıldık yöneticilik rollerinden farklı bir boyutun ön plana çıktığı koçluk şapkasını başarıyla takmış oluyorlar.

Çalışanlarına koçluk eğitimi vermek isteyen şirketlere neler önerirsiniz?

Öncelikle şirketlerin koçluk sürecini başlatırken, kurum içi çok iyi bir iletişim ağı kurarak, gerek çalışanlara gerekse koç adaylarına bu süreçte kendilerinden beklenilenleri net olarak ifade etmeleri ve aynı zamanda diğer tarafından da görüşlerini, önerilerini, yaklaşımlarını ve beklentilerini almaları büyük önem taşıyor. Unutmayalım ki, koçluk bir kere yapılıp biten bir uygulama değil, bir süreç; takip edilmesi, desteklenmesi ve beslenmesi gerekiyor.

Burada şirket içinde koçluk süreciyle ilgili bir isteklilik yaratmak ve kişilerin sürecin faydasına inanmalarını ve sahiplenmelerini sağlamak ön planda yer alıyor. Aksi takdirde, koçluğun yönetim ya da insan kaynakları tarafından talep edilen, ek bir uygulama, hatta zorlayıcı bir yaptırım gibi algılanması söz konusu olabiliyor. Bu doğrultuda, koçluk sürecinin iletişimini sağlamak atılacak ilk ve temel adım diyebiliriz. Ardından tabii ki kurum içinde koçluk sürecini destekleyecek bir sistemin kurulması, çalışanlara ihtiyaç duyacakları araçların hazırlanması ve bu süreci etkin yürütebilecekleri becerileri kazanmaları için gerekli eğitimlerin sunulması geliyor.

Kurum içinde koçluk süreciyle ilgili iletişimin net kurulmasının ve sistemin oluşturulmasının ardından ya da eş zamanlı olarak, eğitimcilerin seçimi (kriterlerden yukarıda bahsetmiştik), eğitimlerin içeriğinin belirlenmesi ve tasarlanması aşamaları geliyor. Bu aşamada ise şirketlerin kurum kültürlerini, hedeflerini, beklentilerini, kurum içi dinamikleri ve süreçte karşılaşılabilecek olası zorlukları eğitimcilerle çok net paylaşmalarının eğitimlerin etkinliğine direkt etki ettiğini söyleyebiliriz.   

BİREBİR Eğitim Danışmanlığı olarak verdiğiniz koçluk eğitiminin süresinden ve içeriğinden bahseder misiniz?

BİREBİR Eğitim DanışmanlığI olarak yürüttüğümüz koçluk eğitimlerinde süre ve içeriği kuruma özel olarak oluşturmayı tercih ediyoruz. Bu durumda süre ve içerik, uygulamalar farklılaşabiliyor. Ancak genel olarak koç adaylarına koçlukla ilgili bilgilerin verildiği ve temel beceriler üzerinde çalışıldığı programları 2’şer gün süreyle yürütüyoruz. Koçluk alacak kişilere yönelik yine temel bilgilendirmeyi hedefleyen 1’er günlük programlarımız da ayrıca bulunuyor.

Temel olarak koçluk kavramına değinen bu programlarda, içeriğimiz bir yönetici rolü olarak koçluğun özelliklerini, koçluğun yöneticilikte rolü ve önemini, iyi bir koç olmak için gerekli bilgi ve becerileri, koçluk sürecinin aşamalarını, koçluk görüşmelerinin etkin yürütülmesi için gerekli özellikleri kapsıyor. Tabii ki eğitimlerimizi aktarımları destekleyen ve geliştirilen becerilerin kalıcılığını hedefleyen uygulamalar aracılığıyla yürütüyoruz.
 
Eklemek istedikleriniz…

Koçluk detaylı ve özellikle büyük özen ve emek isteyen bir süreç. Şirketlerinde bu sistemi oluşturmak ve yerleştirmek isteyen tüm profesyonellere başarılar diliyor; bu süreçte özen ve emeklerini esirgememelerini ve olası zorluklar, engeller karşısında da aynı koçluk sürecinde çalışanların yaşadıkları gibi alternatif çözümleri üretmekten asla vazgeçmemelerini öneriyorum.

Sayın HALİT BAĞIRICI'YA verdiği bilgiler için teşekkür ederiz...